GÖL · MİRAS · YAŞAM
Beyşehir Ansiklopedisi / Madde

Kubadabad Sarayı

Kubadabad, Beyşehir Gölü’nün güneybatı kıyısındaki kazılmış on üçüncü yüzyıl Selçuklu saray külliyesidir.

İçindekiler

Hükümdar yapısı

I. Alâeddin Keykubad sarayı hükümdarlığı sırasında yaptırdı; TDV maddesi inşaatı Sâdeddin Köpek gözetiminde 1226–1236 arasına yerleştirir. Külliye, daha geniş göl kıyısı çevrimi içinde iki ana saray, hamamlar ve hizmet yapılarını içeriyordu. Bu nedenle tekil “saray” sözcüğü, ayakta duran tek yapıyı değil yapı grubunu anlatır.[1]

İbn Bîbî’nin yazılı anlatısı ile duvar, döşeme ve su kanallarının arkeolojisi sarayın kullanımına ilişkin rekonstrüksiyonları birlikte besler. Kazılar yirminci yüzyılda başladı; TDV, kalıntıları tanımlama işinde M. Zeki Oral’ı, sonraki çalışmalarda Katharina Otto-Dorn ve Rüçhan Arık’ı kaydeder.[1]

Sanat ve çevre

Saray özellikle insan, hayvan ve düşsel varlık betimli duvar çinileriyle tanınır. Kayıkhane ile yakındaki Kız Kalesi adası, gölün külliyenin çevresi ve erişim düzeni içinde bulunduğunu gösterir. Arkeologlar temellerin ortaya koyduğu bilgiyi, yok olmuş üst katlara ilişkin varsayımsal çizimlerden ayırır.[1][2]

Vakayinâme, yeniden tanımlama ve kazı

Selçuklu tarihçisi İbn Bîbî, Keykubad’ın sarayın tasarımıyla ilgilendiğini anlatır. Bu anlatı saray çevresinin bakışını korur; güneybatı kıyıdaki kalıntıları tanımlamak için daha sonra tarih ve arkeoloji çalışması gerekti. Kamil Uğurlu, müze müdürü M. Zeki Oral’ın kalıntıları Kubadabad’la ilişkilendirdiğini; ardından Katharina Otto-Dorn’un 1965–66 ve Rüçhan Arık’ın 1980’den başlayan kazılarını kaydeder.[1]

Araştırma, sarayı metinlerdeki addan planı çıkarılabilen külliyeye dönüştürdü. Kazıcılar duvar, döşeme, su kanalı, çinili oda ve ayrı yapılar belirledi. Kanıt, kalıntıların yalnızca Bizans dönemine ait olduğu eski varsayımı da düzeltti. Yorum yine de korunmuş yapıyı, kayıp üst katların varsayımsal canlandırmasından ayırır.[1]

Plan, iş ve hareket

Saray çevrimi büyük ve küçük saray, avlular ve göl kıyısı terasını içeriyordu. Arkeologlar ayrıca kayıkhane, hamamlar ve iaşe ile yönetimde kullanılan hizmet yapıları belirledi. Bunlar sarayın yalnızca bezeli kabul salonu değil; yiyecek, depolama, ulaşım ve bakım gerektiren işleyen yer olduğunu gösterir.[1][2]

Büyük sarayın taht veya kabul mekânı, temel kalıntıları ve İbn Bîbî anlatısına dayanan çizimlerde göle yönelir. Kanallar ve bezeli duvar sıraları mimari ayrıntı verir; üst kat pencere düzeni yorum olarak kalır. Yakındaki Kız Kalesi saray çevresini adaya taşırken kayıkhane suyla pratik bağlantıyı gösterir.[1]

Bezeme ve tarihsel anlam

Figürlü duvar çinilerinde oturan saray insanları, av, hayvanlar ve düşsel varlıklar görülür. Tasarımları Kubadabad’ı Anadolu Selçuklu sanatı için başlıca kaynak yapar. Her adı bilinen ziyaretçinin bire bir portre albümü değildir: figürün Keykubad olarak belirlenmesi yazıt ve bilimsel yoruma bağlıdır.[1]

Göl kıyısına hükümdar konutu yerleştirilmesi gücü yollar, dağlar ve su peyzajına bağladı. Daha sonraki Beyşehir kentinin Eşrefoğulları döneminde başka siyasal merkezi vardı. Bu tarihleri ayırmak sarayın kendine özgü Selçuklu rolünü belirginleştirir.[1][3]

Kaynakça

  1. 1Kamil Uğurlu · Kubâdâbâd Sarayı · TDV İslâm Ansiklopedisi · 2002
  2. 2Hüseyin Muşmal (ed.) · Beyşehir Araştırmaları: Tarih, Kültür, Sanat, Turizm, Sanayi ve Ticaret Şehri Beyşehir · Palet Yayınları · 2021 · Muharrem Çeken ve Alptekin Yavaş, Keykubad’ın Saray Şehri: Kubadabad, s. 95–116
  3. 3M. Akif Erdoğru · Beyşehir - TDV İslâm Ansiklopedisi · Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi · 1992

Kategoriler